Bu yazıda
- Yemekte ve günlük yaşamda veganlığın anlamı
- 1944 yılında ortaya çıkan vegan adı
- Vejetaryen beslenme türleri ve bitkisel ifadesinin kapsamı
- Sağlığı ve kolesterolü gözeten beslenme
- Et suyu ve sosların içeriğini kontrol etmek
- Tanıdık malzemelerle farklı tatlar ve dokular
- Bir öğünü oluşturan besin kombinasyonları
- Protein sağlayan gıdaları seçmek
- B12 vitamini için ayrı bir planın gerekliliği
- Demir, kalsiyum ve iyot alımını gözden geçirmek
- Ürün etiketlerini ve alerjen bilgilerini okumak
- Glütensiz beslenme ile beş keskin kokulu sebzeyi dışlayan beslenmenin farkı
- Evde ve dışarıda birlikte yemek yemek
Pirinç, fasulye, tofu, sebze ve meyveler vegan sofralarında da karşımıza çıkan tanıdık malzemelerdir. Vegan bir öğün bu tür bitkisel malzemelerle hazırlanır; et, balık ve diğer deniz ürünlerinin yanı sıra süt, yumurta, bal gibi hayvanlardan elde edilen gıdalar da kullanılmaz. Malzeme seçerken sevdiğiniz yemeklerin tadını ve dokusunu düşünün. İhtiyacınız olan besin öğelerini yeterince alabilmek için tükettiğiniz gıdaların çeşitliliğine ve miktarına da dikkat edin.
Vegan beslenmeye ilgi duymanın nedeni kişiden kişiye değişir. Hayvanlara nasıl davranıldığıyla ilgilenmeye başlayabilir veya sağlığınızı gözeterek öğünlerinizi farklı biçimde düzenlemek isteyebilirsiniz. Bazen de bir tanıdığınızla yeni yemekler denerken bu ilgi doğar. Nasıl tanışmış olursanız olun, veganlığın anlamını bilmek, malzemeleri ve besin içeriğini incelemek, yaşamınıza uygun bir öğün hazırlamanızı kolaylaştırır.
Yemekte ve günlük yaşamda veganlığın anlamı
Bir yaşam biçimi olarak veganlık, uygulanabilir olduğu ölçüde hayvanların gıda, giyim ve başka amaçlarla kullanılmasından kaçınma düşüncesine dayanır. Hayvanlara nasıl davranıldığını dikkate alıp günlük seçimlere yansıtmayı amaçlar. Yemeklerde ise bu yaklaşım, hayvansal gıdaları kullanmama ilkesine dönüşür. Sebze miktarı artırılmış bir öğün ile vegan bir öğün, kullanılan malzemelerin kapsamı bakımından farklıdır.
İlginizi yaşamın başka alanlarına da yönelttiğinizde deri ve kürk gibi hayvanlardan elde edilen malzemeleri ve hayvan deneyleriyle bağlantılı ürünleri de incelemeye başlayabilirsiniz. Bir öğünü anlatırken yemeğin malzemelerine, bir yaşam biçimini konuşurken günlük seçimlere de bakılır. Vegan bir yemek deneyerek başlayabilir, ardından ilginizi çeken konuları daha yakından öğrenebilirsiniz.
Vegan mutfağında da farklı tatlar ve pişirme yöntemleri vardır. Sıcak pilav ve çorba, ızgara tofu ya da fasulyeyle hazırlanmış bir çorba gibi tanıdık yemekler hazırlayabilirsiniz. Malzemeleri ızgarada pişirebilir, kaynatabilir, fermente edebilir veya öğüterek sos yapabilirsiniz. Taze sebzeler yemek istediğiniz günlerde salata, sıcak bir yemek aradığınız günlerde fasulye ve sebzeli bir yemek seçerek öğününüzü damak zevkinize göre düzenleyebilirsiniz.
Sofrada, yaşam biçiminin adının yanı sıra bugün yiyeceğiniz yemeğin içeriğine de bakmanız yeterlidir. İlk kez denediğiniz bir öğün, bundan sonraki bütün beslenme alışkanlıklarınızı belirlemek zorunda değildir. Size uygun malzemelerle hazırlanmış yemekleri deneyin ve hoşunuza giden malzeme kombinasyonlarını sonraki öğünlerinizde kullanın.
1944 yılında ortaya çıkan vegan adı
Vegan sözcüğü 1944 yılında Britanya'da ortaya çıktı. Donald Watson ve arkadaşları, süt ürünleri tüketmeyen vejetaryenlerin beslenmesini ve yaşam biçimini anlatacak yeni bir ad arıyordu. O dönemde kullanılan uzun "süt ürünleri tüketmeyen vejetaryen" ifadesi yerine, vegetarian sözcüğünün ilk üç harfiyle son iki harfini birleştirerek vegan adını kullanmaya başladılar. Aynı yılın kasım ayında bu beslenme ve yaşam biçimini tartışmak üzere bir topluluk kuruldu.
Daha sonra tanım, hayvansal gıdaları öğünlerden çıkarmanın yanı sıra hayvanların kullanılma biçimini de sorgulayan bir anlayışa dönüştü. Bugün veganlığın yalnızca yemekle sınırlı olarak anlatılmamasının nedeni budur. Bununla birlikte, hayvansal gıdalardan kaçınmaya yönelik düşünce ve uygulamalar bu ad ortaya çıkmadan önce de farklı biçimlerde vardı. 1944 yılı, modern adın ve topluluğun başlangıcını gösterir; bütün vejetaryenlik geleneklerinin başlangıcı olarak görülemez.
Adın kökenini bilmek, veganlık ile vejetaryenliğin neden aynı anlamda kullanılamayacağını da anlamanızı sağlar. Vejetaryen beslenmenin geniş çerçevesi içinde, süt ürünleri ve yumurta tüketilip tüketilmemesine göre farklı beslenme biçimleri oluşmuştur. Vegan sözcüğü ise bütün hayvansal gıdaların dışlandığı beslenme biçimini ifade etmeye başlamıştır. Bu nedenle bir restoranda "Vejetaryen seçeneğiniz var mı?" diye sormakla "Süt ürünleri, yumurta ve bal da içermeyen bir seçeneğiniz var mı?" diye sormak, farklı malzemeleri kontrol etmeyi gerektirir.
Birlikte yemek yiyeceğiniz kişi bu terimi ilk kez duyuyorsa, hangi yiyecekleri tüketebildiğinizi ve nasıl bir içerik istediğinizi somut olarak açıklayın. "Yemek suyu ve sosları dahil, bitkisel malzemelerle hazırlanmış bir seçenek arıyorum" dediğinizde, yemeği hazırlayan kişi de neleri kontrol etmesi gerektiğini anlayabilir. Beslenme biçiminin adını açıkladıktan sonra yemeğin kendisi hakkında konuşmak, birlikte seçebileceğiniz bir seçenek bulmayı kolaylaştırır.
Vejetaryen beslenme türleri ve bitkisel ifadesinin kapsamı
Vejetaryen beslenme, süt ürünleri ve yumurta gibi gıdaların dahil edilip edilmemesine göre farklı türlere ayrılır. Lakto-ovo vejetaryen beslenmede et, balık ve diğer deniz ürünleri tüketilmez; süt ürünleri ve yumurta tüketilir. Lakto vejetaryen beslenmede süt ürünleri tüketilirken yumurta dışlanır; ovo vejetaryen beslenmede ise yumurta tüketilirken süt ürünleri dışlanır. Vegan öğünlerde bal dahil hiçbir hayvansal gıda kullanılmaz. Birlikte yemek hazırlarken peynir veya yumurta eklenip eklenemeyeceği gibi malzemeye özgü ayrıntıları netleştirin.
Balık ve diğer deniz ürünlerinin tüketildiği pesketaryen beslenme ile bitkisel gıdaları sıkça seçip etin miktarını ve tüketim sıklığını azaltmayı anlatan fleksitaryen beslenme gibi ifadeler de vardır. Bu adlar, öğünün içeriği hakkında konuşmayı kolaylaştırır. Ancak herkes bu ifadeleri aynı anlamda kullanmayabilir; yemek hazırlarken istenen içeriği ve kaçınılan malzemeleri birlikte kontrol edin. Birden fazla kişinin paylaşacağı bir yemekse sosları ve üzerine eklenen malzemeleri de konuşmaya dahil edin.
"Bitkisel" ve İngilizce plant-based ifadelerinin kapsamı da kullanıldıkları bağlama göre değişir. Yalnızca bitkilerden elde edilen malzemelerle yapılmış bir gıdayı anlatabildikleri gibi, bitkisel gıdaların ağırlıkta olduğu ancak bazı hayvansal gıdaların da tüketildiği bir beslenme biçimini anlatabilirler. Bir burgerde bitkisel köfte kullanıldığının belirtilmesi, ekmeğinde ve sosunda da hayvansal malzeme bulunmadığı anlamına otomatik olarak gelmez. Menüdeki yemeklerde ve ürünlerde içeriğin tamamını kontrol etmek gerekir.
Bir burgeri örnek alırsak köftesini, ekmeğini, sosunu ve üzerine eklenen malzemelerini ayrı ayrı inceleyebilirsiniz. Köfte fasulyeden yapılmış olsa bile ekmekte süt veya yumurta, sosta ise standart mayonez ya da peynir bulunabilir. Öte yandan, bildiğimiz pişmiş pirinç veya haşlanmış fasulyenin üzerinde özel bir vegan ibaresi olmaması, onları hayvansal gıdaya dönüştürmez. Hem etiketin bulunup bulunmadığına hem de gerçek malzemelerin ne olduğuna bakma alışkanlığı edinmek gerekir.
Evde beslenmenizi değiştirmeyi denerken de aynı ilkeyi uygulayabilirsiniz. Bitkisel gıdaları daha sık yemek istiyorsanız alışık olduğunuz yan yemeklerin malzemelerine bakın; vegan bir öğün hazırlayacaksanız çeşniler ve yemeğin suyu dahil hayvansal malzemeleri çıkarın. Amacınızı netleştirmek, hangi değişikliklerin gerektiğini görmenizi sağlar. Birinin beslenmesine ad koymaktan çok, bugün hazırlanacak öğünde hangi malzemelerin kullanılacağını konuşmak daha pratiktir.
Sağlığı ve kolesterolü gözeten beslenme
Sağlığınız için öğünlerinizi yeniden düzenlemek veya gıdalardan aldığınız kolesterolü azaltmak istediğinizde de bitkisel beslenmeyi düşünebilirsiniz. Besinlerle alınan kolesterol, et ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdalarda bulunur. Bu gıdaların kullanılmadığı vegan beslenme, besinlerle alınan kolesterolün kaynaklarını dışlayan bir yaklaşımdır. Öğünlerinizi fasulye, tofu, tahıllar ve sebzeler gibi gıdalarla yeniden düzenlemeyi deneyebilirsiniz.
Gıdalardaki kolesterol ile kan testlerinde ölçülen kolesterol düzeyini birbirinden ayırmak gerekir. Kolesterol, hücrelerin ve hormonların yapımı için gerekli bir maddedir; vücudumuz da ihtiyaç duyduğu kolesterolü üretir. Kandaki düzeyi beslenme ve yaşam alışkanlıklarının yanı sıra genetik etkenler ve sağlık durumu da etkiler. Bu nedenle yalnızca hayvansal gıda tüketilmemesine dayanarak test sonuçlarının nasıl değişeceği önceden bilinemez.
Kan kolesterolünü yönetmek için besinlerle alınan kolesterolün yanı sıra yağların türüne de bakın. Fazla doymuş yağ tüketmek LDL kolesterolünü yükseltebilir. Hindistan cevizi yağı ve palm yağı gibi bitkilerden elde edilen yağlar da yüksek miktarda doymuş yağ içerdiğinden, vegan bir ürün seçerken besin değerleri tablosunu da okuyun. Fasulye, yulaf ve meyve gibi gıdalarla çözünür lif alınan bir beslenme düzeni de LDL yönetimine yardımcı olabilir.
Tek bir gıdayı değiştirerek başladıysanız tahılları, protein sağlayan gıdaları ve sebzeleri nasıl birlikte tüketebileceğinizi de düşünün. Vegan atıştırmalıkların veya tatlıların da günlük öğünlerin de besin içeriğini ve tüketilen miktarını kendi içinde değerlendirin. Kolesterol düzeyinizi takip ediyorsanız test sonuçlarını ve gerekli beslenme değişikliklerini sağlık uzmanınızla görüşün; tedavi görüyorsanız beslenmenizde yaptığınız değişiklikleri de kendisine bildirin.
Et suyu ve sosların içeriğini kontrol etmek
Yemek seçerken ana malzemelerden sonra yemeğin suyunda ve çeşnilerinde kullanılan malzemelere bakın. Sebze çorbasında et suyu, sote yemeklerde balık sosu veya salata soslarında süt ürünleri kullanılabilir. Vegan bir seçenek arıyorsanız yemeğin suyu, sosları, pişirmede kullanılan yağlar ve üzerine eklenen malzemelerin de bitkisel olup olmadığını sorun. Paketli ürünlerde içindekiler listesini okuyabilirsiniz. Peynir altı suyu ve kazein sütten elde edilen bileşenlerdir; protein barlarında, tozlarında ve işlenmiş gıdalarda bulunabilirler. Laktozu çıkarılmış süt ürünleri de sütten yapılır, bu nedenle laktozsuz ifadesiyle vegan ifadesini birbirinden ayırın.
Jelatin genellikle hayvanların derisinden, kemiklerinden ve bağ dokularından elde edilir. Jölelerde ve tatlılarda kıvamın katılaşmasını sağlamak için kullanılır; yalnızca görünüşe bakarak hayvansal olup olmadığını anlamak zordur. Vegan bir gıda seçerken agar agar veya bitkisel kökenli başka bir malzeme kullanılıp kullanılmadığını kontrol edebilirsiniz. Bal da arıların ürettiği bir gıda olduğundan vegan beslenmede dışlanır. Tatlılık gereken yemeklerde kullanım amacınıza ve damak zevkinize uygun başka malzemeler seçin.
Şarap ve bira gibi ana malzemeleri bitkilerden gelen içeceklerin de üretim sürecinde kontrol edilmesi gereken noktalar vardır. Bazı üreticiler sıvıyı berraklaştırma aşamasında jelatin, balıktan elde edilen isinglass, yumurta akı veya kazein gibi malzemeler kullanır. Bütün şaraplar ve biralar bu yöntemle üretilmediği için üreticinin vegan beslenmeye uygunluk açıklamasını kontrol edin. Yalnızca üzümden veya tahıldan yapıldığı bilgisiyle üretim sürecinin tamamı hakkında karar verilemez. Gıda alışverişinde bütün bileşen adlarını ezberlemeye çalışmak yerine, sık tükettiğiniz ürünlerden başlamanızı öneririz. Kahvaltılık gevrekler, yanında içtiğiniz içecekler ve sık kullandığınız soslar gibi, bir kez kontrol ettiğinizde sonraki öğünlerde de yararlanabileceğiniz ürünleri önce seçin. Adını bilmediğiniz veya hayvansal olup olmadığını anlamakta zorlandığınız bileşenler için üreticiye hem ilgili malzemenin hem de ürünün vegan beslenmeye uygunluğunu sorabilirsiniz. Benzer ürünlerin aynı bileşime sahip olduğunu varsaymayın.

Tanıdık malzemelerle farklı tatlar ve dokular
Vegan bir yemek düşünürken etin yerine ne kullanacağınızın yanı sıra bir lokmada nasıl bir tat ve doku istediğinizi de düşünün. Yumuşak tofuyu öne çıkarabilir, çiğnerken farklı dokularını hissedebileceğiniz fasulye ve sebzeleri karıştırabilir ya da ızgarada pişmiş malzemeleri sulu bir sosla sunabilirsiniz. Bu tercihler öğünün verdiği hissi değiştirir. Aynı bitkisel malzemeleri kullansanız bile onları ne büyüklükte doğradığınız, nasıl pişirdiğiniz ve yanlarında hangi yiyecekleri sunduğunuz değiştiğinde farklı bir tabak hazırlayabilirsiniz. Aşağıdaki öğün önerilerini evde deneyebilirsiniz.
Tofuyu olduğu gibi dilimleyip çeşnilerle sunabilir veya ızgarada pişirerek pirincin yanında servis edebilirsiniz. Pürüzsüz ve yumuşak bir tofu, sosu ve sebzeleri ayrı kaplarda sunduğunuz bir öğün için uygun olabilir. Sert tofu seçtiyseniz iri parçalar halinde kesip ızgarada pişirin ve küçük doğranmış domates veya salatalıkla birlikte tabağa koyun. İstediğiniz dokuya göre tofuyu seçtikten sonra tuzlu ve ekşi tat veren çeşnileri azar azar ekleyerek sevdiğiniz tadı bulabilirsiniz.
Baklagilleri kullanmanın da farklı yolları vardır. Haşlanmış nohudu sebzeler ve salata sosuyla karıştırabilir veya mercimeği domatesle birlikte pişirip pirincin yanında sunabilirsiniz. Hepsini bir seferde pişirmek zahmetli geliyorsa içindekileri ve çeşnilerini kontrol ettiğiniz konserve ürünlerden yararlanabilirsiniz. Baklagilleri yalnızca özel bir ikame gıda olarak görmektense pirincin veya eriştenin yanında öğünü tamamlayan malzemeler olarak düşünmek, onları alışık olduğunuz yemeklere dahil etmeyi kolaylaştırır.
Mantar, patlıcan ve havuç gibi sebzelerle aynı tabakta farklı biçimler ve dokular oluşturabilirsiniz. İri parçalarla küçük doğranmış malzemeleri bir araya getirmeyi veya pişmiş sebzelerin yanında taze yapraklı sebzeler sunmayı deneyin. Damak zevkinize göre otları, limon suyunu ve bitkisel yağı azar azar ekleyerek tadını ayarlayın. Belirli bir sebzenin etle tamamen aynı tadı vermesini beklemektense o malzemeyi hangi biçimde daha rahat yiyebileceğinize bakmak daha uygundur.
Sos hazırlamak istediğinizde sert kabuklu yemişleri, tohumları ve fasulyeyi farklı şekillerde bir araya getirmeyi deneyebilirsiniz. Alerjiniz yoksa susamı veya sert kabuklu yemişleri ince öğütüp su ve çeşnilerle karıştırarak istediğiniz kıvamı elde edebilirsiniz. Sert kabuklu yemişlerden kaçınmanız gerekiyorsa tofu veya soya fasulyesi kullanmayı düşünebilirsiniz; ancak soyaya da alerjiniz varsa farklı malzemeler seçmeniz gerekir. Her malzeme değişikliğinde hem vegan beslenmeye uygunluğu hem de kişinin kaçınması gereken gıdaları kontrol edin.
Tofulu bir pirinç kasesi hazırlıyorsanız iri tofu parçalarını pirincin üzerine yerleştirip küçük doğranmış salatalık ve domatesi yanına koymayı deneyin. Böylece yumuşak tofu ile kıtır sebzeleri birlikte yiyebilirsiniz. Salata sosunu ayrı sunarsanız önce tofudan bir lokma alabilir, ardından sebzeleri ve sosu da ekleyerek yiyebilirsiniz. Fasulye ekleyerek veya sebzeleri değiştirerek kasenin içeriğini farklılaştırabilirsiniz. Bu, en baştan özel malzemeler aramak yerine sevdiğiniz dokuları temel alarak bir tabak hazırlamanın yoludur.
Bir öğünü oluşturan besin kombinasyonları
Vegan bir öğün hazırlarken tahıl veya patates gibi gıdalardan, fasulye ve tofu gibi protein sağlayan besinlerden, sebze ve meyvelerden çeşitli biçimlerde yararlanın. Kalsiyum gibi gerekli besin öğeleri eklenmiş gıdaları ve uygun takviyeleri de beslenme planına dahil edebilirsiniz. Bir öğünün besin değerini yalnızca salata adını taşımasına veya sebzelerin renklerine göre değerlendirmek yerine, neyi ne kadar yediğinize bakın. Bitkisel gıdalarla hazırlanan öğünler de içeriklerine ve miktarlarına göre farklılaşır.
Kahvaltıda tahılları, besin öğeleriyle zenginleştirilmiş bitkisel bir içecekle birlikte tüketmeyi deneyebilirsiniz. Örneğin yulaf ezmesine tüketebildiğiniz bir içeceği ekleyip yanında meyve ve sert kabuklu yemişler veya tohumlar sunabilirsiniz. Protein ve eklenen besin öğelerinin miktarı üründen ürüne değiştiği için yalnızca içeceğin adına değil, etiketine de bakın. Ekmek yiyecekseniz içeriğini kontrol ettiğiniz ekmeği fasulye ezmesi ve sebzelerle birlikte sunmak da bir seçenektir.
Öğle yemeğinde pirinci, tofu veya fasulyeyi ve sebzeleri bir kasede birleştirebilirsiniz. Pirincin üzerine ızgara tofu ve pişmiş sebzeler koyup gerektiği kadar çeşni ekleyerek, ayrı hazırladığınız malzemeleri bir araya getirebilirsiniz. Öğün miktarını hareket düzeyinize ve iştahınıza göre ayarlayın. Pirinci veya erişteyi koşulsuz olarak çıkarmak yerine, gün boyunca yediğiniz gıdaların bütününe bakıp yalnızca belirli malzemelere dayanmayan bir beslenme planlamak daha uygundur.
Akşam yemeğinde domates ve fasulyeyle pişirilmiş bir yemeği pirinçle veya sebze ve tofulu bir çorbayı tahıllarla birlikte tüketmeyi düşünebilirsiniz. Çorbanın tabanının ve kullanılan çeşnilerin de bitkisel olup olmadığını kontrol edin. Erişte veya makarna hazırlarken malzemelerini inceleyip yanına baklagiller ve sebzeler ekleyebilirsiniz. Eriştenin veya makarnanın ve sosun vegan olması, öğünün bütün besin öğelerini yeterince sağladığı anlamına gelmez.
Yoğun günler için birkaç öğün seçeneğini önceden belirlemek de yararlı olabilir. Sık yediğiniz tahılları, kolay hazırlayabildiğiniz protein kaynaklarını ve sevdiğiniz sebzeleri yazıp bunları dönüşümlü olarak bir araya getirin. Aynı tofu yemeğini iki gün yeseniz bile yanındaki tahılları ve sebzeleri değiştirebilirsiniz. Öğün planını aşırı ayrıntılı yapmak yerine gerçekten satın alabileceğiniz, saklayabileceğiniz ve yiyebileceğiniz malzemeleri temel alan bir liste hazırlamak, bu düzeni sürdürmeyi kolaylaştırır.
Atıştırmalıklar ve içecekler de günlük beslenmenin parçasıdır. Vegan atıştırmalıklar ve tatlılar da şeker, yağ ve tuz içerebildiğinden, vegan ibaresini besin değerini değerlendirmenin yerine kullanmayın. Sevdiğiniz atıştırmalıkları yemeyi ve öğünlerinizi çeşitlendirmeyi birlikte düşünebilirsiniz. Dışarıda beğendiğiniz bir yemeği doğrudan günlük beslenme planınız olarak benimsemek yerine, evdeki öğünler ve içecekler dahil sık seçtiğiniz gıdaları gözden geçirin.

Protein sağlayan gıdaları seçmek
Fasulye, mercimek, nohut, tofu, tempeh, sert kabuklu yemişler ve tohumlar bitkisel protein sağlayan gıdalardır. Bitkisel beslenirken protein alımına dikkat etmek için bu gıdaları gerçekten öğünlerinize dahil edin. Bu beslenmeyi yalnızca sebze yemek olarak düşünürseniz önemli malzemeleri gözden kaçırabilirsiniz. Önce öğününüzde hangi gıdaların protein sağladığını belirleyin, ardından tükettiğiniz miktara ve günün bütün öğünlerine bakın.
Bir gıdanın protein miktarını yalnızca görünüşünden veya adından tahmin etmemek de gerekir. Bitkisel köftelerin ve et alternatiflerinin besin içeriği, kullanılan malzemelere ve bunların oranlarına göre değişir. Mantarın iri parçalar halinde ızgarada pişirilmesi, tofu ile aynı besinleri sağladığı anlamına gelmez; bütün bitkisel içecekler de aynı miktarda protein içermez. İşlenmiş gıdaların besin değerlerini kontrol edin ve fasulye, tofu gibi bildiğiniz başka gıdalardan da yararlanın.
Evde yemek hazırlarken pilav veya erişteye karar verdikten sonra yanında hangi protein kaynağını sunacağınızı düşünün. Fasulyeli pilavın yanında bir tofu yemeği sunmayı ya da makarnada mercimekli sos kullanıp sebzelerle birlikte yemeyi deneyebilirsiniz. Tek bir gıdanın bütün görevleri üstlenmesi gerekmez. Öğünün temelini belirleyip diğer malzemeleri ekleyerek rahatça tüketebileceğiniz öğünler oluşturun.
Gerekli yemek miktarı egzersiz düzeyinize, sağlık durumunuza ve yaşınıza göre değişir. Yeterince yemek yiyemiyorsanız veya sağlık durumunuz nedeniyle belirli gıdaları çok fazla kısıtlıyorsanız beslenmenizi bir uzmanla birlikte değerlendirebilirsiniz. Protein tozlarının ve takviyelerin de içindekiler listesini kontrol etmek gerekir; yalnızca ürünün vegan olması, ihtiyacınız olan miktarı belirlemez. Olağan öğünlerinizi ve kullandığınız ürünleri birlikte değerlendirmek daha doğru olur.
B12 vitamini için ayrı bir planın gerekliliği
B12 vitamini, kan ve sinir hücrelerinin sağlığı için gerekli bir besin öğesidir. Zenginleştirilmemiş bitkisel gıdaları güvenilir bir B12 kaynağı olarak görmek zordur. Vegan beslenmeyi sürdürmek için B12 eklenmiş gıdalar veya takviyeler yoluyla düzenli ve güvenilir bir alım yöntemi planlayın. Fasulye ve sebzeleri çeşitlendirerek yemek önemlidir; ancak bu tek başına B12 için gereken planın tamamlandığı anlamına gelmez.
Zenginleştirilmiş gıdalar, gerekli besin öğelerinin eklendiği ürünlerdir. Bazı kahvaltılık gevreklere, bitkisel içeceklere ve besin mayalarına B12 eklenebilir. Aynı türdeki her üründe bulunmadığı için ambalajda belirtilen B12 miktarını kontrol edin. Bir ürünün besin mayası adını taşıması veya fermente olması, yeterli B12 içerdiğini düşünmek için yeterli değildir. Öğün planınızda kullanabilmek için ürünü kendi bilgilerine göre kontrol etmeniz gerekir.
Günlük alım planını eksiklik tedavisinden ayırmak gerekir. Takviye düşünürken ürünün içerdiği miktarı ve kullanım şeklini kontrol edin; sağlık durumunuzu ve kullandığınız ilaçları da birlikte değerlendirin. Yaş, yaşam evresi ve emilim durumuna göre gereken yaklaşım değişebileceğinden tek bir doz herkese uygulanmaz. Eksiklik tanısı aldıysanız veya belirtileriniz varsa yalnızca gıda seçimleriyle çözmeye çalışmayın; bir sağlık uzmanının değerlendirmesine başvurun.
Seçtiğiniz yöntemi günlük hayatta unutmadan takip edebilmeniz gerekir. Sık tükettiğiniz zenginleştirilmiş gıdaların etiketlerini saklayabilir veya bir uzmanla belirlediğiniz takviye planını yemek kayıtlarınızla birlikte takip edebilirsiniz. Yeni bir ürün satın alırken önceki ürünle aynı miktarları içerdiğini varsaymayın. Değiştirdiğiniz beslenme düzenini uzun süre sürdürebilmek için, tüketmediğiniz gıdaların yanı sıra düzenli olarak almanız gereken besin öğelerini de planlamak yardımcı olur.
Demir, kalsiyum ve iyot alımını gözden geçirmek
Bitkisel gıdalardaki demir çoğunlukla hem olmayan demirdir; emilim düzeyi, besinin türüne ve öğünde hangi besinlerle birlikte tüketildiğine göre değişir. Baklagilleri, demirle zenginleştirilmiş gıdaları ve bazı sert kabuklu yemişleri öğünlerinizde kullanabilirsiniz. C vitamini içeren sebze ve meyveleri birlikte tüketmek, bitkisel demirin emilimine yardımcı olur. Baklagil içeren bir öğüne domates veya brokoli eklemek gibi, alışık olduğunuz malzemeleri nasıl birleştirebileceğinizi düşünebilirsiniz.
Kansızlık veya demir eksikliği konusunda endişeniz varsa yalnızca yorgun hissetmenize dayanarak nedeni belirlemeyin veya demir takviyesinin dozunu kendi başınıza artırmayın. Demir ihtiyacı ve eksiklik durumu yaşa, adet görmeye, gebeliğe ve sağlık durumuna göre değişir. Fazla demir almak da zararlı olabileceğinden, gerekli testleri de içeren bir tıbbi değerlendirme almak daha uygundur. Bu sırada olağan beslenmenizi ve zaten kullandığınız takviyeleri de belirtmeniz, gerçek alım durumunuzun değerlendirilmesini kolaylaştırır.
Süt ve süt ürünlerinin tüketilmediği bir beslenmede başka kalsiyum kaynakları belirleyin. Kalsiyum eklenmiş bitkisel içeceklerden, kalsiyum içeren pıhtılaştırıcı kullanılarak hazırlanmış tofudan ve bazı yapraklı sebzelerden yararlanabilirsiniz. Yalnızca bitkisel içecek veya tofu adından kalsiyum miktarı anlaşılamadığı için ürün etiketini kontrol edin. Kalsiyum kemiklerin yanı sıra kasların ve sinirlerin işlevleri için de gereklidir; D vitamini ise kalsiyum emiliminde rol oynar. Sık tükettiğiniz gıdalar arasında bu kaynakları arayın.
İyot, tiroit hormonlarının üretimi için gereklidir. Hayvansal gıdaları dışladığınızda iyodu günlük beslenmenizde nereden aldığınızı kontrol etmeniz gerekir. Deniz yosunları iyot içerir, ancak miktarı türe ve ürüne göre büyük ölçüde değişebilir. Bu nedenle kelp gibi deniz yosunlarını bol miktarda tüketerek iyot alımını ayarlamaya çalışmak yerine, beslenmenizin tamamına ve iyot eklenmiş ürünlerin etiketlerine bakın. Aşırı iyot alımı da tiroit sorunlarına yol açabilir.
Her besin öğesinin kaynakları ve alımını düzenleme yolları farklı olduğundan, bütün konuları tek bir gıdayla çözmeye çalışmayın. Sık içtiğiniz içeceklerin kalsiyum ve B12 bilgilerini, baklagil tüketme sıklığınızı ve takviyelerin içeriğini sırayla kontrol edin. Gebelik veya emzirme dönemindeyseniz, büyüme çağındaki bir çocuğun öğünlerini hazırlıyorsanız ya da sağlık durumunuz nedeniyle birçok gıdayı dışlıyorsanız yaşam evresine uygun danışmanlık alın. Bu durumlarda genel yetişkin öğün örneklerini olduğu gibi uygulamak zor olabilir.
Ürün etiketlerini ve alerjen bilgilerini okumak
Vegan ibaresi, besin değerleri tablosu ve alerjen bilgileri farklı konularda bilgi verir. Vegan ibaresi hayvansal malzeme kullanılıp kullanılmadığını değerlendirmenize yardımcı olur; besin değerleri tablosu ise enerji değerini ve protein, şeker, yağ, sodyum gibi bileşenlerin miktarını gösterir. Alerjen bilgilerinde kaçındığınız malzemeleri ve çapraz temas uyarılarını kontrol edin. Ambalajın ön yüzündeki tek bir sözcüğü bu üç kontrolün tamamının yerine koymamak daha uygundur. Ürünleri karşılaştırırken belirtilen miktarların hangi ölçüye dayandığını da okuyun. Bilgilerin paketin tamamı için mi, belirli bir ağırlık veya tek porsiyon için mi verildiğini kontrol etmeniz gerekir. Küçük ve büyük ambalajların değerlerini doğrudan karşılaştırırsanız gerçekten tükettiğiniz miktarı gözden kaçırabilirsiniz. Bitkisel bir içecek söz konusuysa içtiğiniz miktara karşılık gelen protein ve eklenmiş besin öğelerini inceleyin; ürünü, öğünlerde ve atıştırmalıklarda kullandığınız miktara göre seçin.
Vegan sertifikalarında da her belgelendirme kuruluşunun ölçütlerini ve kontrol kapsamını inceleyebilirsiniz. Üründeki hayvansal bileşenlerin yanı sıra üretimi, ham maddelerin geliştirilme sürecini, hayvan deneylerini ve çapraz teması azaltmaya yönelik uygulamaları kontrol eden ölçütler de vardır. Ancak sertifika işareti, alerjen bileşenlerin hiç bulunmadığının garantisi olarak yorumlanmamalıdır. Alerjisi olan kişiler sertifikadan bağımsız olarak içindekileri, uyarıları ve gerekli hazırlama koşullarını kontrol etmelidir.
Vegan gıdalar da soya, buğday, sert kabuklu yemişler ve susam gibi bitkilerden elde edilen alerjen malzemeler içerebilir. Hayvansal malzemeler bilerek kullanılmasa bile üretim veya hazırlama sırasında süt, yumurta gibi gıdalarla temas olasılığı bulunabilir. Vegan ibaresi ile belirli bir alerjen gıdanın dışlandığını belirten ibare farklı bilgiler verir. Özellikle alerji nedeniyle bir gıdadan kaçınıyorsanız, durumunuza uygun güvenlik koşullarını kontrol etmek önceliklidir.
Sık tükettiğiniz bir ürün olsa bile satın alırken içindekileri ve uyarıları yeniden kontrol edin. Ürün değiştirdiyseniz ön yüzündeki vegan ibaresinin yanı sıra daha önce kontrol ettiğiniz diğer özelliklere de bakın. Bilmediğiniz bileşenleri veya hazırlama koşullarını üreticiye ya da yemeği sunan yere somut olarak sorabilirsiniz. Yanıt net değilse görünüşe veya daha önce tüketmiş olmanıza dayanarak güvenli olduğuna karar vermeyin; gerekli koşulları doğrulayabileceğiniz başka bir seçenek arayın.
İlk kez satın aldığınız bitkisel bir içeceği yemeklerde kullanmak istiyorsanız bir anda birçok yemeğe eklemek yerine basit bir kahvaltıda deneyebilirsiniz. Şeker ilavesiz bir ürünü tahıllara ekleyip yanında meyve sunabilir veya sevdiğiniz bir içeceğe az miktarda katarak damak zevkinize uyup uymadığını deneyebilirsiniz. Aynı adı taşıyan bitkisel bir içecek, öğündeki diğer malzemelerle birlikte tüketildiğinde herkese aynı tatta gelmeyebilir. Besin değerlerinden ayrı olarak rahatça içebildiğiniz bir ürün bulmak, gerekli besin öğeleriyle zenginleştirilmiş ürünleri öğünlerinizde kullanmayı planlamanızı da kolaylaştırır.
Glütensiz beslenme ile beş keskin kokulu sebzeyi dışlayan beslenmenin farkı
Vegan ve glütensiz farklı ölçütlerdir. Vegan beslenme hayvansal malzemeleri dışlar; glütensiz beslenme ise buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan glütenle ilgili gıda ölçütlerine dayanır. Buğday unu ve suyla hazırlanan makarna yalnızca bitkisel malzemelerden yapılabilir, ancak glüten içerir. Buna karşılık, pirinçten yapılan bir gıdada bile süt veya yumurta kullanılmışsa vegan beslenmeye uygun olmayabilir. İki koşula da ihtiyacınız varsa her birini ayrı ayrı kontrol edin.
Bitkisel et alternatiflerini de ürün ürün incelemek gerekir. Buğday glüteni kullanan gıdalar bulunduğundan, bitkisel açıklamasını glütensiz anlamında kabul etmeyin. Hem vegan hem de glütensiz koşulunu sağlamak için ana malzemeleri, çeşnileri ve sosları, üretim ve hazırlama sırasında başka malzemelerle temas koşullarını kontrol edin. Glütenden kaçınmanızı gerektiren tıbbi bir neden varsa bunu yemeği sunan kişiye açıklayın ve gerekli önlem düzeyini sağlık uzmanınızla görüşün.
Beş keskin kokulu sebzeyi dışlayan beslenme, taze soğan ve sarımsak dahil belirli bitkisel malzemelerden kaçınmayı gerektiren ayrı bir beslenme koşuludur. Vegan yemeklerde sarımsak ve soğan kullanılabilir; yalnızca bu beş sebzenin dışlandığının belirtilmesi, süt ürünlerinin ve yumurtanın da çıkarıldığını göstermez. Kaçınılan malzemelerin kapsamı bölgeye ve beslenme geleneklerine göre değişebileceğinden, gıdaların adlarını somut olarak belirtin. Hem vegan hem de beş keskin kokulu sebzeyi dışlayan bir öğün istiyorsanız her iki koşulu da söyleyin.
Bir yemeğin sert kabuklu yemiş içermemesi gibi koşulları da ayrıca kontrol edin. Sert kabuklu yemiş kullanılmayan vegan bir yemekte soya veya buğday gibi başka malzemeler kullanılmış olabilir. Birden fazla koşul söz konusuysa "Yiyemediğim çok şey var" demek yerine, hangi malzemelerin dışlanması gerektiğini ve çapraz temasla ilgili önlem gerekip gerekmediğini ayrı ayrı açıklayın. Yemeği hazırlayan kişi bu bilgilerle gerçekten sunabileceği seçenekleri ve hazırlama koşullarını kontrol edebilir.

Evde ve dışarıda birlikte yemek yemek
Evde vegan öğünler hazırlamayı denemek istiyorsanız sık yaptığınız bir yemeği seçip bütün malzemelerini yazın. Pirinç ve bir tofu yemeği hazırlarken tofuya eşlik eden çeşnileri, çorba yaparken de kullanılan et suyunu kontrol edin. Zaten bitkisel olan malzemeleri kullanmaya devam edin ve yalnızca gereken kısımları değiştirin. Alışverişten önce yeni ihtiyaç duyduğunuz ürünleri yazmak, birbirine benzeyen soslardan veya içeceklerden birden fazla satın alıp karışıklık yaşamanızı azaltabilir.
Alışveriş listenizi tahıllar, fasulye veya tofu, sebze ve meyveler ve gerekli zenginleştirilmiş gıdalar şeklinde gruplandırabilirsiniz. Buzdolabınızdaki malzemeleri bu hafta yiyeceğiniz yemeklerle eşleştirin; yemek hazırlamak için zamanınızın kısıtlı olduğu günlerde hangi malzemeleri bir araya getireceğinizi de belirleyin. Vegan beslenmeye ilgi duyduğunuz için bütün özel ürünleri satın almanız gerekmez. Bildiğiniz malzemeleri kullanarak damak zevkinize ve yaşamınıza uygun öğün seçeneklerini birer birer artırabilirsiniz.
Restoranda sipariş vermeden önce kaçındığınız malzemeleri kısaca belirtin. "Et, balık, et suyu, süt ürünleri, yumurta ve bal içermeyen bir yemek rica ediyorum" diyerek gerekli kapsamı açıklayabilirsiniz. Yemeğin adından anlaşılmıyorsa soslarını, üzerine eklenen malzemeleri ve pişirmede kullanılan yağları da kontrol edin. Rezervasyon yaparken veya grup yemeği hazırlarken önceden sormak, gerçekten sunulabilen seçenekler arasından seçim yapmanız için zaman sağlar.
Alerjiniz varsa bunu vegan yemek talebinden ayrı olarak açıklayın. Yemeği sunan kişi, "Süt tüketmiyorum" sözünün bir beslenme ilkesi mi yoksa süt alerjisi nedeniyle çapraz temastan da kaçınmanız gerektiği anlamına mı geldiğini bilmelidir. Aynı tava, mutfak gereçleri veya çalışma tezgâhının kullanılması gibi gerekli koşulları somut olarak sorun ve gerçekten nelerin mümkün olduğunu netleştirin. Yemeğin beslenme kategorisinin, ayrı hazırlamayı veya çapraz temasın önlenmesini garanti ettiğini düşünmeyin.
Tanıdıklarınızla birlikte yiyeceğiniz yemeklerin içeriğini yemekten önce paylaşmanızı öneririz. Yemeği hazırlayan kişiye kaçındığınız malzemeleri söyleyin ve herkesin birlikte yiyebileceği pirinç, sebze veya fasulye yemeklerinden bir veya iki seçenek önerin. Gerekiyorsa sosların ve üzerine eklenen malzemelerin ayrı sunulup sunulamayacağını konuşun. Servis edilmiş yemekten malzemeleri ayıklamak yerine hazırlık aşamasında konuşmak, karşılıklı kontrol edilmesi gereken noktaları azaltabilir.
Vegan bir öğünü ilk kez deneyen bir tanıdığınıza yemeğin malzemelerini ve nasıl yenebileceğini anlatmanız yeterlidir. Fasulye içeren bir domates yemeği mi, yoksa tofu ve sebzelerle sunulan pirinç mi olduğunu somut olarak açıklayın. Bir öğünü denemek ile gelecekteki beslenme biçimine karar vermek birbirinden ayrı olabilir. Sofrada hangi yemeğin lezzetli geldiğini ve hangi dokuyu sevdiğinizi konuşmak, bir sonraki ortak öğününüzü seçmenize de yardımcı olur.
Hoşunuza giden bir öğün bulduğunuzda kullanılan malzemeleri ve bunların nasıl bir araya getirildiğini aklınızda tutup sonraki öğününüzde değerlendirin. Sık tükettiğiniz gıdaların içeriğini ve besin değerlerini inceleyin; B12 gibi temel besin öğelerini düzenli olarak almanın yollarını da planlayın. Tanıdık yemeklerden başlayarak damak zevkinize ve yaşamınıza uygun öğünleri bulabilirsiniz.
Bitkisel malzemelerle hazırlanmış yemekleri dışarıda denemek istediğinizde Mahina Vegan Table'da da yemek yiyebilirsiniz. Makarna, burger ve pizza gibi tanıdık yemeklerin bitkisel malzemelerle nasıl hazırlandığını Mahina Vegan Table'ın menüsü üzerinden inceleyebilirsiniz. Birlikte yemek yiyeceğiniz kişiyle menüye bakıp hoşunuza giden tatları seçebilirsiniz.





